|
Tarih :Mart 2008 Su Gibi Aziz Ol! Bütün canlıların özüdür, vazgeçilmezdir, hayattır. Çatlamış dudakların, yarık toprakların, sararmış ekinlerin ümididir. Yokluğu kuraklıktır, tabi afetlerin en kötüsüdür. İnsanlar, yağmur için duaya çıkarlar, Tanrıya avuç açarlar. Damladır, pınardır, ırmaktır, göldür, denizdir, okyanustur. Yerkürenin süsüdür, canıdır, hakimi ve efendisidir. Yağmurdur, kardır, çığdır, doludur, çiğdir, nemdir, buhardır, dalgadır, tufandır, sel'dir. Süpürür götürür; öfkesi, gazabı müthiştir. Köpüktür, şelaledir. Uysaldır, hırçındır, sıcaktır, soğuktur, faydalıdır, şifalıdır, zararlıdır. Işıktır, yeşildir, ekmektir. Sevincin ve ıstırabın ifadesi gözyaşıdır. Alın teridir, çalışanın mükafatıdır. Velhasıl her şeydir. Evrenin mucizesidir. Tanrı'nın şahididir. Bu su'dur.
Yeşilin bozkırla, aydınlığın karanlıkla, zenginliğin yoksullukla, çarenin çaresizlikle, uygarlığın uygarsızlıkla, çağdaşlığın çağdaşsızlıkla kavgasında, başarıya ulaşmak. İşte GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi), bu felsefenin ürünüdür. Su, varlık alemini oluşturan dört unsurdan biridir. Klasik felsefede ateş, hava, su ve topraktan oluşan bu dört unsura "anasır-ı erbaa" adı verilir. Canlılara hayat ve refah veren su, kavga ve savaşların kaynağı olduğu gibi, bütün dinlerde de kutsal sayılmıştır. Yahudilik ve Hıristiyanlıkta hem mükafat, hem de cezalandırma aracı olarak görülür. İslamiyette ise su, dini hayatın omurgasıdır. Tarih boyunca mutluluğun ve refahın kaynağı olarak görülen su, onun da ötesinde, toplumların yaşam alanlarını, kentlerin yerlerini, medeniyetlerin seviyelerini belirtmiş, hatta kavgalara ve savaşlara neden olmuştur. Su yaşam verir. Su ve insan yaşamı, birbirinden ayrı düşünülemez. İlk kalıcı insan yerleşimlerinin Fırat, Dicle, Nil, Ceyhun, Seyhun ve İndüs gibi nehirlerin suladığı topraklarda ortaya çıkması, bir raslantı değildir. İnsanoğlu, buralarda su kaynaklarını kendi ihtiyaçları doğrultusunda denetlemeyi başardığı için, büyük uygarlıkların tohumları atılabilmiştir. T.C.Devleti kurulmadan önce, yani 17 Şubat-4 Mart 1923 yılında Atatürk'ün başkanlığında İzmir İktisat Kogresinden çıkan karar, Ülke kalkınmalıdır. GAP, bu kararın eseridir. GAP; bölgenin topyekün kalkınma projesidir. Bir büyük entegre projesidir. Entegre proje, aslında planlama, projelendirme, inşa etme ötesinde, bundan azami verimi sağlayabilmek için alınacak tedbirler zincirini içeren projedir. GAP, bir entegre projesi denilmekle, sadece Dicle ve Fırat'ın sularını oralara götürmek, sadece buralarda kurulacak tesislerden enerji çıkarıp, bunu yük merkezine veya memleketin ihtiyacı olan yerlere vermek hadisesi değildir. Hadise, bölgenin topyekün kalkınması, imarı, inşası, bölgede yaşayan insanların refah seviyesinin ülke seviyesine ve onun üzerine çıkarılması, ileri medeniyet seviyesine çıkartılması hadisesidir. Büyük Kalkınma Projelerinin bir hedefi vardır. Bu projeler, eski çağlarda olduğu gibi prestij için yapılmaz. Çünkü, kişilerin prestijini sağlamak için, milletlerin o kadar büyük masraflara girmesi, bu çağda düşünülemez. Büyük Kalkınma Projelerinde hedef, o ülkenin insanlarının refah ve saadetidir. O ülkenin büyümesi, güçlenmesi, yücelmesi, manevi ve maddi bakımdan kudret sahibi olmasıdır. Netice olarak, ne yaparsanız yapın, kudret sahibi olmak hedeftir. Büyük Kalkınma Projelerinde masraflar büyüktür. Bu masrafların karşılığında elde edilecek nema, elde edilecek fayda, elde edilecek kazanç bilinmeden, Büyük Kalkınma Projelerine girişilmez. Bu büyük projeleri gerçekleştirilirken ve gerçekleştirildikten sonra dikkat edilecek olan husus, bu nemanın, bu faydanın gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Meydana gelip gelmediğidir. Eğer bu nema meydana gelmemişse, önemli noksanımız vardır. Hedefe varamamışız demektir. Hedef, halkın refah ve saadeti olduğuna göre, refah ve saadet de çıkacak neticelere bağlı bulunduğuna göre, mutlaka önceden tasarlanan hedeflere varılmasını her safhada göstermek lazımdır. Böylece Büyük Kalkınma Projelerinin, sadece bir mühendislik projesi olmadığı, topyekün kalkınmanın bütün vasıtalarını içinde taşıdığı, yani ekonomik yönlerinin de olduğu,nasıl mühendisliğin, mühendislik için olduğu çağın kapandığı, ekonominin de mutlaka sosyal neticeler doğurması gerektiği, üçünün beraber düşünülmesinin icabı başlangıçta göz önünde tutulacaktır. O halde Büyük Kalkınma Projeleri, mühendislik projeleridir, ekonomik olacaktır ve sosyal olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en büyük projesi olan GAP, Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Şanlıurfa tünelleri ile bir büyük entegre projedir. Türkiye'nin gururu olan Atatürk Barajı; dünyada yükseklik bakımından 8., göl hacmi bakımından 15., santralin gücü bakımından 18., suladığı alan bakımından 2. sıradadır. Toplam proje bedeli 8 milyar 142 milyon 185 bin TL.dir. Proje bedelinin 700 milyon TL.si iç para, geri kalanı dış kredilerle sağlanmıştır. Fırat nehri üzerinde ve Şanlıurfa ilinin Bozova ilçesi yakınlarında inşa edilen Atatürk Barajı, kaya dolgu tipinde bir barajdır. Barajın temelden yüksekliği 184 m., baraj gövdesi toplam 84.5 milyon metre küp kaya ve toprak dolgudur. Baraj gölünde 48.5 milyar metre küp su birikmektedir. Atatürk Barajı, sulama ve enerji amaçlıdır. 10 milyon dönüm arazi suya kavuşmaktadır. Barajın eteğindeki hidroelektrik santralinin kurulu gücü 8x300 000=2 milyon 400 bin kw olup, üretim yılda ortalama 10 milyar kw saattır. 8 türbün, her biri 300 000 kilowat/saat. GAP'ın kilit yapılarından biri Şanlıurfa tünelleri olup, Şanlıurfa'nın 5 km. kuzeydoğusunda birbirine parelel olarak, Şanlıurfa ve Harran ovalarının kuzey kısımlarına kadar uzanan ikili sulama tünelleridir. Bu tüneller, yaklaşık 358 000 hektar cazibeyle ve 118 000 hektarı pompajla olmak üzere, toplam 476 000 hektar araziyi sulayacak şekilde planlanmıştır. Sistem, her biri 7.62 m. çapında ve 26.4 km. uzunluğunda iki adet dairesel kesitli beton tünelden oluşmaktadır. Tünellerin toplam uzunluğu 57.8 km.dir. Tünellerle Atatürk Barajı gölünden saniyede 328 metre küp su alınmaktadır. GAP, bu bölgenin kalkınma potansiyelini halk yararına tam olarak seferber etmek amacıyla entegre yatırım paketi şeklinde tasarlanmıştır. Bununla değişik halk katmanlarına, çevreye, kültüre ve diğer şeylere adil ve hakça olunmaya çalışılmıştır. Proje, toplam 32 milyar dolara ulaşan, aynı zamanda fizibl olan bir yatırım proğramıdır. Uluslararası camia tarafından da "sürekliliği sağlanabilir kalkınma" başlığı altında benimsenmiştir. GAP, insan mutluluğuna hizmet edecek, büyük bir entegre projedir. Aynı zamanda bir bütün projedir. 32 milyar dolar olan bir proje olup, amaç sadece tarlaları sulamak veya elektrik üretmek değildir. Odağında insan olan projedir. İnsanın mutluluğuna hizmet edecek olan bir projedir. Fakirliği, yokluğu yenecek ve gerçek anlamda o kaynaklardan çıkacak servetin insanlara intikal ettiğinin neticelerini görmeye yönelmiş bir projedir. Dünyanın ilk 10 projesinden birisidir. Büyük Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, uygarlık kavgası yapan bir devlettir. Devletin, rejimin, yaşamın şekli değiştiği gibi, hukuk düzeni de değişmiş, büyük bir transformasyon meydana gelmiştir. Bu transformasyonun, bu değişimin veya laik Cumhuriyet diye tanımladığımız büyük değişimin hedefi, uygarlık ve çağdaşlıktır. Uygarlık, bilimden geçer. Bilim ise hür atmosfer ister. Uygarlığın, çağdaşlığın olduğu yerde fakirliğe, cehalete, karanlığa, işsizliğe yer yoktur. Bunların yerine hak, hukuk, adalet, hürriyet, bilim, ekmek ve geleceğe güvenle bakmak olacaktır. İşte GAP budur. GAP; ilgi bekliyor, sevgi bekliyor ve hizmet bekliyor. Saygılarımla. Kaynak: 9. Cumhurbaşkanımız sayın Süleyman Demirel'in "Bir Ömür Suyun Peşinde",Cilt 1 ve Cilt 2 Mehmet GÖRE Matematik Mühendisi Mersin İTÜ Mezunları Derneği Başkanı |